Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda yakaladığı büyüme ivmesi, yeni yatırım projeleri ve insan kaynağı odaklı çalışmalarla desteklenmeye devam ediyor. Yerli üretim kapasitesinin artırılması ve savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığın azaltılması hedefi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren TÜSSAF, 2026 yılı için hazırladığı kapsamlı istihdam programını duyurdu.
İş dünyasında gerçekleştirdiği projelerle dikkat çeken TÜSSAF Yönetim Kurulu Başkanı Teoman Yıldırım, savunma sanayiinin yalnızca teknoloji ve üretimden ibaret olmadığını, bu başarının arkasında yetişmiş insan kaynağının bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin geleceğine katkı sunacak yatırımları desteklemeyi amaçladıklarını ifade eden Yıldırım, yeni projelerle birlikte binlerce kişiye iş imkânı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Savunma Teknolojilerinde Yeni Dönem Başlıyor
Açıklanan yatırım programı kapsamında Ankara, Bursa ve Çorlu’da yeni üretim alanları, teknik merkezler ve proje ofislerinin oluşturulması planlanıyor. Bu yatırımların hem üretim kapasitesini artırması hem de savunma sanayiinde ihtiyaç duyulan uzman personel ihtiyacına çözüm sunması bekleniyor.
Yaklaşık 5 bin kişilik doğrudan istihdam oluşturulmasının hedeflendiği programın, bölgesel ekonomilere de önemli katkılar sağlaması öngörülüyor. Uzmanlar, savunma sanayiinde gerçekleştirilen her yatırımın tedarik zincirinden yan sanayiye kadar geniş bir ekonomik etki oluşturduğuna dikkat çekiyor.
İnsan Kaynağı Savunma Sanayiinin Temel Gücü
Savunma sektöründe sürdürülebilir büyümenin ancak güçlü kadrolarla mümkün olacağını belirten Teoman Yıldırım, mühendislerden teknik uzmanlara kadar her seviyede nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Türkiye’nin savunma alanında elde ettiği başarıların arkasında uzun yıllara dayanan bilgi birikimi, Ar-Ge yatırımları ve mühendislik gücünün bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, yeni dönemde gençlerin teknoloji üretim süreçlerine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle yazılım geliştirme, elektronik sistemler, yapay zekâ uygulamaları, mekanik tasarım ve proje yönetimi alanlarında uzman personel ihtiyacının her geçen yıl arttığına dikkat çeken Yıldırım, bu alanlarda yetişen gençlerin Türkiye’nin teknoloji vizyonuna önemli katkılar sunacağını ifade etti.
Yerli Üretim Stratejik Bir Gereklilik
Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin ülkeleri kendi teknolojilerini geliştirmeye yönlendirdiğini belirten Yıldırım, savunma sanayiinde yerli ve milli üretimin artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk haline geldiğini dile getirdi.
Türkiye’nin son yıllarda savunma teknolojileri alanında önemli ilerlemeler kaydettiğini belirten Yıldırım, geliştirilen yerli ürünlerin uluslararası pazarlarda ilgi görmesinin sektörün ulaştığı seviyeyi ortaya koyduğunu söyledi.
Savunma sanayiinde elde edilen ihracat başarılarının yalnızca ekonomik kazanç sağlamadığını ifade eden Yıldırım, aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji üreten ülkeler arasındaki konumunu güçlendirdiğini vurguladı.
Gençlere Eğitim ve Kariyer Desteği
TÜSSAF’ın yeni dönem planlamasında gençlerin sektöre kazandırılması önemli bir yer tutuyor. Şirket tarafından hazırlanan eğitim programlarıyla yeni mezunların savunma teknolojilerine adapte edilmesi ve teknik uzmanlıklarının geliştirilmesi amaçlanıyor.
Yıldırım, gençlerin yalnızca istihdam edilmesini değil, aynı zamanda araştıran, geliştiren ve teknoloji üreten bireyler olarak yetişmesini hedeflediklerini belirtti. Bu kapsamda mesleki gelişim programları, teknik eğitimler ve kariyer planlama süreçlerinin destekleneceğini ifade etti.
Şirket bünyesinde çalışanlara sunulan sosyal hakların da genişletildiğini belirten Yıldırım, çalışan memnuniyetinin kurumsal başarı açısından önemli olduğunu söyledi.
Çok Sayıda Alanda Personel Alımı Yapılacak
Yeni istihdam programı kapsamında farklı uzmanlık alanlarında personel alımları gerçekleştirilecek. Açıklanan kadrolar arasında;
- Ar-Ge ve Tasarım Mühendisliği
- Üretim Mühendisliği
- Sistem Geliştirme Uzmanlığı
- Yazılım ve Teknoloji Geliştirme
- Kalite Yönetimi
- Lojistik ve Tedarik Zinciri
- Proje Yönetimi
- Teknik Danışmanlık
- Operasyon Yönetimi
- Yönetici Destek Birimleri
yer alıyor.
Yetkililer, başvuru süreçlerinin dijital ortamda yürütüleceğini ve adayların teknik yeterliliklerinin detaylı değerlendirmelerden geçirileceğini belirtiyor.
Türkiye Savunma Sanayiinde Küresel Oyuncu Haline Geliyor
Türkiye savunma ve havacılık sanayii son yıllarda hem üretim kapasitesi hem de ihracat performansıyla dikkat çekiyor. Binlerce şirketin faaliyet gösterdiği sektör, on binlerce kişiye doğrudan istihdam sağlarken yüksek katma değerli üretimin de merkezlerinden biri haline geldi.
İnsansız hava araçları, hava savunma sistemleri, elektronik harp teknolojileri, akıllı mühimmatlar ve yeni nesil savunma platformları, Türkiye’nin uluslararası alandaki rekabet gücünü artıran projeler arasında bulunuyor.
Savunma ürünlerinin dünyanın birçok ülkesine ihraç edilmesi, sektörün küresel ölçekteki etkisini her geçen yıl daha da artırıyor.
Geleceğin Savunma Teknolojileri Gençlerle Şekillenecek
Uzmanlara göre savunma sanayiinde başarının temelinde yalnızca üretim kapasitesi değil, yetişmiş insan kaynağı bulunuyor. Her yıl milyarlarca liralık Ar-Ge yatırımı yapılan sektörde, genç mühendislerin ve teknoloji uzmanlarının üstleneceği rol giderek daha fazla önem kazanıyor.
Türkiye’nin gelecekte savunma teknolojilerinde daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için gençlerin mühendislik, yazılım, yapay zekâ ve ileri teknoloji alanlarına yönlendirilmesi kritik bir gereklilik olarak görülüyor. Bu nedenle TÜSSAF tarafından hayata geçirilen istihdam ve eğitim programlarının, yalnızca bugünün değil geleceğin savunma sanayii ekosistemine de katkı sağlaması bekleniyor.
Savunma sanayiinde devam eden büyüme trendi göz önüne alındığında, nitelikli insan kaynağına yönelik yatırımların önümüzdeki yıllarda sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olacağı değerlendiriliyor.
More Stories
Samsung Galaxy’ye geçiş artık çok daha kolay
Türkiye’de elektrikli araç sayısı 3 yılda 5 kat büyüdü.
Hayatın yüzde 60’ı karanlıkta geçiyor